Zonguldak’ta Mevsimlik İşçilere Yönelik Saldırı İddiaları Vicdanları Yaraladı
Zonguldak’ta Mevsimlik İşçilere Yönelik Saldırı İddiaları Vicdanları Yaraladı
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Bektaşlı köyünde mevsimlik tarım işçilerine yönelik yaşandığı belirtilen saldırı görüntüleri, toplumun vicdanını derinden yaralıyor.
Cizre ve Silopi’den fındık toplamak ve alın terleriyle geçimlerini sağlamak için Zonguldak’a gelen 70’ten fazla mevsimlik tarım işçisi ve ailelerinin yaşadığı olay, yalnızca bir kavga olarak görülemez. Çünkü görüntülerde korku yaşayan çocuklar, gözyaşlarına hâkim olamayan gençler ve kendilerini korumaya çalışan insanlar var.
Özellikle kamyonetin kasasında korku içinde ağlayan çocukların görüntüsü, yaşananların en ağır tarafını gözler önüne seriyor. Başka görüntülerde ise iki genç kızın, üzerlerine gelebilecek taş ve sopalara karşı ellerindeki tepsileri başlarının üzerine kaldırarak kendilerini korumaya çalıştığı görülüyor.
Bir insanın, hele ki genç bir kızın, kendisini koruyabilmek için elindeki tepsiyi kalkan gibi kullanmak zorunda kalması hepimizin durup düşünmesini gerektiriyor.
Bu insanlar oraya kavga etmeye gitmedi. Memleketlerinden yüzlerce kilometre uzakta, sıcak altında çalışıp evlerine ekmek götürmek için oradaydılar. Kazandıkları parayla çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak, kışın yakacaklarını almak ve ailelerinin geçimini sağlamak için emek veriyorlardı.
İnsanın emeğinin, memleketinin, aksanının ya da kimliğinin hedef alınması kabul edilemez.
Bugün kamyonetin kasasında ağlayan bir çocuğa bakıp “Bu bizi ilgilendirmez” diyemeyiz. Çünkü o çocuk da bu ülkenin çocuğudur. Onun korkusu, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Devletin görevi, kim olursa olsun vatandaşının can ve mal güvenliğini korumaktır. Toplumun görevi ise öfkeyi büyütmek değil, adaletin ve kardeşliğin yanında durmaktır.
Yaşanan olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumlular hakkında hukuk çerçevesinde gereken işlemlerin yapılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.
Çünkü bu ülkenin en büyük zenginliği yalnızca toprağı ya da kaynakları değildir. Asıl zenginliği, farklı şehirlerden, farklı bölgelerden gelen insanların aynı ülkenin çatısı altında kardeşçe yaşayabilmesidir.
Bir çocuğun gözyaşı üzerinden kimlik kavgası yapılmaz.
Bir insanın ekmek mücadelesi nefretin hedefi olamaz.
Kardeşliğimiz, birkaç kişinin öfkesinden çok daha büyüktür.