Ana içeriğe geç
Volkan Aydin
Volkan AydinKöşe Yazarı

GELECEKTE KLASİK TÜRK TOPTANCIYA İHTİYAÇ KALACAK MI?

GELECEKTE KLASİK TÜRK TOPTANCIYA İHTİYAÇ KALACAK MI?

Avrupa Türk gıda sektöründe dengeler değişiyor. Türk marketlerinin raflarında uluslararası rekabet büyürken, büyük Türk markaları yeni dağıtım kanallarına yöneliyor. Peki, klasik Türk toptancıları bu değişime hazır mı?

Yaklaşık 30 yıldır Avrupa gıda sektörünün içinde olan biri olarak, bugün yaşanan gelişmelerin geçici bir rekabet değil, köklü bir dönüşümün işaretleri olduğunu düşünüyorum.

Yıllarca Türk marketlerinin ana tedarikçisi Türk toptancılarıydı. Türkiye’den ürün getirir, depolar ve marketlere dağıtırlardı. Bu sistem Türk markalarının Avrupa’da büyümesine önemli katkılar sağladı.

Ancak artık oyunun kuralları değişiyor.

TÜRK MARKETLERİNİN RAFLARI EL DEĞİŞTİRİYOR!

Bugün Arap, Yunan, Bulgar, Balkan, Rus, Doğu Avrupa ve Asya kökenli toptancılar Türk marketlerinde giderek daha fazla yer ediniyor.

Üstelik artık yalnızca kendi ülkelerinin ürünlerini değil, Türk ve diğer uluslararası markaları da satıyorlar.

Dün Türk marketlerinin raflarında Türk toptancıları ağırlıktaydı. Bugün aynı raflarda uluslararası bir rekabet yaşanıyor.

Diğer taraftan REWE, EDEKA ve Kaufland gibi Alman perakende zincirleri de büyük Türk markalarını doğrudan veya alternatif tedarik kanalları üzerinden raflarına taşıyor.

Bu gelişme Türk markaları için yeni bir büyüme fırsatı, geleneksel Türk toptancıları için ise ciddi bir uyarı!

ASIL TEHLİKE VAZGEÇİLEBİLİR HALE GELMEK!

Klasik toptancılık modeli giderek daha fazla baskı altında.

Aynı ürünler, aynı müşteriler, benzer satış yöntemleri…

Buna karşılık artan depo, personel, lojistik ve finansman maliyetleri kârlılığı zorluyor.

Bir market aynı ürünü başka bir toptancıdan daha uygun fiyatla, daha geniş çeşitlilikle ve daha iyi hizmetle alabiliyorsa neden eski tedarikçisine bağlı kalsın?

Gelecekte Türk toptancısının en büyük rakibi başka bir toptancı değil, müşterinin artık ona ihtiyaç duymaması olabilir.

GELECEĞİN TOPTANCISI NASIL OLMALI?

Artık yalnızca Türk ürünleri ithal edip dağıtmak yeterli değil.

Geleceğin toptancısı farklı ülkelerin markalarını portföyüne katmalı, yeni tüketici gruplarına ulaşmalı, dijitalleşmeli ve marketlere yalnızca ürün değil, satış ve kategori yönetimi desteği de sunmalıdır.

Ortak satın alma organizasyonları, güçlü lojistik ağları, özel markalar ve yeni satış kanalları önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları olabilir.

Özellikle Almanya’da çok sayıda Türk toptancısının aynı ürünleri aynı müşterilere satmaya çalışması ne kadar sürdürülebilir?

Birlikte güçlenmek yerine birbirimizi zayıflatarak nereye kadar devam edebiliriz?

ÖNÜMÜZDEKİ BEŞ YIL KRİTİK!

Bana göre önümüzdeki beş yılda sektörde ciddi bir ayrışma yaşanabilir.

Geleneksel yöntemlerde ısrar eden, belirli markalara bağımlı kalan ve yeni pazarlar geliştiremeyen firmalar müşteri ve pazar payı kaybetme riskiyle karşılaşabilir.

Buna karşılık değişime yatırım yapan, satın alma gücünü artıran ve uluslararası ürün çeşitliliği sunan firmalar daha güçlü konuma gelebilir.

SON SÖZ

Gelecekte klasik Türk toptancıya ihtiyaç kalacak mı?

Bugünkü iş modelini değiştirmeden sürdüren bazı firmalara duyulan ihtiyaç giderek azalabilir.

Ancak üreticiye yeni pazar açan, markete değer kazandıran ve güçlü dağıtım organizasyonu kuran toptancılara her zaman ihtiyaç olacaktır.

Toptancılık bitmeyecek, ancak klasik toptancılık anlayışı yerini yeni bir modele bırakacak.

Artık mesele yalnızca kimin daha fazla ürün sattığı değil, kimin geleceğin pazarını doğru okuyabildiğidir.

UNUTMAYALIM: BİR SEKTÖRÜN EN BÜYÜK TEHLİKESİ RAKİPLERİNİN GÜÇLENMESİ DEĞİL, KENDİSİ DEĞİŞMEZKEN PAZARIN DEĞİŞMESİDİR!

Volkan Aydin

Gıda Ticaret Danışmanı

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Bu Yazarın Son Köşe Yazıları